Dayanıklılık ve kondüsyon kavramlı genellikle birbirleri ile karışıtırılan kavramlardır. Peki dayanıklılık nedir? Kondüsyon nedir?
Dayanıklılık metabolizmanın yorgunluğa karşı dayanabilmesi şeklinde ifade edilebilir.
Kondüsyon ise dayanıklılık dışında teknik taktik gibi konuları da bünyesinde barındıran bir kavramdır.
Peki bu yorgunlağa dayanabilmek yada yorgunluk karşısında direnebilmek nasıl sağlanır.
İnsan vücudu yaradılışı gereği maruz kaldığı zorluklara dayanabilecek yapıya sahiptir. İnsan kasları üzerindeki enerji depoları normal insanlarda 48 saatde tamamlanırken sporcularda bu tamamlanma süresi zaman içerisinde düşmektedir. Bununla birlikte süper kompanzasyon yani fazla tamlanan hadisesi ile birlikte de özellikle antrenman sonrasında karbonhidrattan zengin beslenildiğinde enerji depolarının kapasitesi artmakta ve daha uzun süre enerji sağlayabilmektedir.
Yorgunlujla ilgili bir diğer konuda kaslarımızda laktik asit birikmesi ve bu sebeple acı hissetmemiz konusudur. Yine normal insanlarda kaslarda biriken laktik asit uzun sürede uzaklaştırılırken düzenli spor yapan bir sporcu laktik asiti kasları üzerinden daha kısa sürede uzaklaştırabilmektedir.
Anaerobik eşik dediğimiz vücudun oksijensiz enerji açılımına geçme eşiği de yükseldikçe kaslarda laktik asit birikme durumu minimuma inmektedir. Bunun için antrenmanlı bir kimse kolay yorulmamakta yada antrenman sonrasında daha kısa sürede toparlanmaktadır.
Birde dolaşım sistemi ile ilgili konular dayanıklılıkta önem arz etmektedir. Dayanıklılığı artan sporcunun kalbi büyümekte damarları genişlemekte ve pasif halde olan kılcal damar sayısı azalarak aktif hale geçmektedir. Bu da glikojen ve oksijenin taşınmasını kolaylaştırmakta yüksek tempolu egzersizlerden sonra kalp ritminin kolayca normal seviyeye düşmesine yardımcı olmaktadır.
Dayanıklılık sporları ise uzun süreli enerji gerektiren maraton, triathlon, duathlon gibi sporlardır. Bunun yanında tüm sporlar için dayanıklılık önemlidir.

Yorum yazabilmek için oturum açmalısınız.