Bisiklet kullanımını sportif kullanım ve ulaşım olarak ikiye ayırabiliriz. Sportif kullanımda sürekli bir yükleme ve yüklenme şiddetinde pedal çevirmek gerekir, oysa ki şehir tarzı bisikletle sadece ulaşım amaçlı bisiklet kullanımı gerçekleştirenler ise bir kaç pedal atıp bisikletin o akıntı ile hareket etmesini isterler.
Ben de bisikleti sportif anlamda kullanan uzun yollarda ortalamasını ve kadansını (devir/dk) sürekli takip ederek performans gelişimi hedefleyen bir kullanıcıyım.
Peki şehir içi bisiklet kullanımı antrenmandan kabul edilerek turlarda yada yarışlardaki performansınızı olumlu etkiler mi?
Evet tabiki antrenmansız kalmamanın faydasını göreceksiniz.
Fakat şunu bilmek gerekir ki şehir içi trafiği arazi şartlarına ve şehirlerarası yollara göre oldukça tehlikelidir. Kaldırımdan inen bir yaya karşıdan gelip şerit değiştiren bir araba aynasında sizi fark etmeden şerit değiştiren bir otomobil bizler için çok tehlikeli olabiliyor.
Özellikle Yol (yarış) bisikletlerinde fren mesafesinin de uzun olduğunu hesap edecek olursak tehlikelere karşı karar verip de uygulamaya geçme zamanımız oldukça kısa hatta bazen böyle bir zaman dahi olmayabiliyor. Peki bu zamanı uzatmanın yolu nedir? İstemeyerek ifade etmek zorundayım ki tempoyu düşürmek…
Sportif kullanımdan kazanmış olduğumuz kısa intikal süreleri, istediğimiz zaman çabuk hızlanabilmemiz trafikte bize avantaj sağlayacağı gibi antrenmanlarda uyguladığımız yüksek tempoda bizim için dezavantaj olabilecektir.
Öyleyse antrenman kullanımı ile şehir içi kullanımın farklı olduğunu fark etmeli bu farkındalıkla şehir içinde bisiklet kullanmalıyız. Sürekli kullandığımız bir güzergahta tehlikelerden uzak bölümler söz konusu ise buraların tadını çıkartmalı fakat sıkışık trafikte performans yapmak uğruna hayatımızı tehlikeye atmamalıyız. Şunu unutmamak gerekirki yüksek performanstan önce kendimiz ve sevdiklerimiz için ayakta ve hayatta kalmalıyız.
Bol pedallı günler dilerim.
Abdülhamit TOPÇU

Yorum yazabilmek için oturum açmalısınız.