Dürüst olmak gerekirse spor yapmak oldukça zor bir aktivite müsabakaya hazırlanmayan sıradan bir sporcunun haftada 3 gün 1.5 saat antrenman yaptığını düşünürsek sadece haftada 4,5 saat harcamak gibi görülebilir. Ama iş bu 4.5 saat ile bitmiyor öncelikle sporun bir başlangıç maliyeti var yapılan spor dalı ile ilgili olarak satın alınan ekipmanlar kıyafetler günümüz ekonomik şartlarında oldukça masraflı gözüküyor.
Bununla beraber spor salonlarına yada antrenörlere ödenen ücretler, haftada 3 gün bütün programını spor seanslarına göre ayarlamak ve yolda geçirilen zaman gerçekten de oldukça zahmetli ve masraflı bir iş.
Bunun dışında sporu okul ve iş ile birlikte yapanlar okulda ve iş hayatındaki yorgunluklarına ek olarak bir de spor salonlarında yoruluyorlar.
Evet yukarıda yazdıklarımızın tamamı gerçek hiçbir abartı söz konusu değil.
Bütün Bunlara Rağmen Neden Spor Yapıyoruz yada Yapmalıyız?
Kendi eleştirilerimize kendimiz cevap verelim biz haftada 4,5 saat ve daha fazla zamanımızı spor için harcıyoruz, çünkü bu vakti hastanelerde psikiyatri kliniklerinde harcamaktan daha keyifli olacağını düşünüyoruz.
Biz spor malzemelerine, spor dalına yada aldığımız malzemenin özelliklerine göre belli miktarda ücretler ödüyoruz. İlaca hastanede odaya para ödemektense spor malzemesine para ödemeyi tercih ediyoruz.
Biz haftada 3 gün sistemli olarak belli bir vaktimizi spor salonuna yada spor aktivitesine ayırıyor ve diğer işlerimizi buna göre planlıyoruz. Plansız şekilde yaşadığımız sağlık sorunlarından dolayı tüm planlarımızın alt üst olmasından ise planlı ve keyifli şekilde vaktimizi sağlığımıza ayırmamız gerektiğini düşünüyoruz.
İş – Okul hayatındaki yorgunluğun üzerine spor salonlarında da yoruluyoruz. Bunun karşılığı olarak işyerinde yada okulda hem psikolojik hem fiziksel yüklerle baş etme konusunda daha başarılı oluyoruz.
Örneğin merdivenleri çıkarken nefes nefese kalmıyoruz. 40-50 yaşından sonra bel fıtığı, boyun fıtığı, şeker, tansiyon, kolestrol gibi problemlerle karşılaşarak erkenden emekli olmak durumunda da kalmıyoruz.
Biz spora vakit harcıyoruz, kendimizi yoruyoruz, canımızı acıtıyoruz bunun karşılığı olarak konforlu bir hayat, yorgunluğa karşı direnç gösterebilen bir metabolizma, ağrı eşiği yüksek bir vücut, tahammül eşiği yüksek bir psikoloji ile hayata 1-0 önde başlıyoruz. Şunu da eklemekte fayda görüyoruz, spor her yaştan her gelir grubundan insanların istifade edebileceği bir nimettir. Nasıl mı? Kimisi yürür, kimisi koşar, kimisi bisiklete biner, kimi salonlarda lüks makinelerle egzersiz yaparken kimileri evde vücut ağırlıkları ile antrenmanlar yaparlar. Yeter ki isteyelim spor yapmak için hiçbir engel yok.


Yorum yazabilmek için oturum açmalısınız.