Egzersizin Kalp Damar Sisteminde Yaptığı Değişiklikler

Spor yapmayı hayatımızın bir bölümünde sürekli olarak var ettiğimiz sürece hayat konforumuz artmakta ve vücudumuzda olumlu bir takım değişiklikler olmaktadır. Bununla birlikte egzersizin devamlı olması da var olan değişikliklerin muhafaza edilmesi anlamında katkı sağlamaya devam etmektedir.

Sporun gösterdiği en büyük faydalardan bir tanesi de kalp damar sistemi üzerinde olmaktadır.  Sporun vücudumuz üzerinde yaptığı değişiklikleri kabaca işleyen demir ışıldar prensibi ile ifade edebiliriz.

Kardiyo vasküler sistemin ana görevini kaslarda ihtiyaç duyulan oksijen ve diğer maddelerin sevk edilmesi diye tanımlayabiliriz. Spor yaptığınızda da bu sistem üzerinde adaptif bir takım değişiklikler olabilmektedir.

Düzenli egzersiz yaptığınızda pasif olan kılcal damarlarınız aktif hale gelmekte böylece kasların ihtiyaç duyduğu enerji ve oksijen daha kolay aktarılabilmektedir.

Düzenli egzersizin kalp damar sistemimizde yaptığı bir diğer büyük değişiklik ise kalbin büyümesidir.  Böylece kalbin atım volümü yani tek seferde pompaladığı kan miktarı artar bu durum istirahat nabzı dediğimiz egzersiz harici durumlardaki kalbin atım sayısının düşmesine sebep olur.

Örneğin sporcu olmayan bir bireyde kalp dakikada 70-80  defa atarken düzenli egzersiz yapan bir sporcu da bu rakam 40-50 civarı olmaktadır. Uç bir örnek vermek gerekirse bisiklet sporunun efsane isimlerinden Lance ARMSTRONG un istirahat nabzının 32 olduğu bildirilmiştir.

Bu durum hem kaslara gerekli enerji ve oksijenin çabuk sevk edilmesini sağlamaktadır. Bununla birlikte nabız daha yavaş yükselerek yorulma durumunu da güçleştirmektedir.

Kardiyo vasküler kapasitenin bu denli gelişmesi toparlanma süresi dediğimiz antrenman sonrasında normale dönüş sürecini de hızlandırmaktadır.